BEDENİMİZLE MUTLU YAŞAMAK

SKU: 968 Kategori:

“Çok şişmanım”, “yaşlanıyorum”, “çok zayıfım”, “boyum çok kısa”, “güzel değilim”, “yakışıklı değilim”, “burnum çok büyük”, “keşke saçlarım kıvırcık olsaydı o zaman daha mutlu olurdum”, “kırışıklarım var”, “çirkinim”, “yaşlandığım zaman çekici olmayacağım” “yüzümdeki sivilcelerden nefret ediyorum”, “tenim çok açık/koyu” “çirkin bacaklarım var”, “dişlerim çok çirkin”, “o kız güzel; ben değilim.”

Şu düşünceler arasında size de tanıdık gelenler var mı? Ve bu gibi düşünceler neşenizi kaçırıyor mu?

“Çok şişmanım”, “yaşlanıyorum”, “çok zayıfım”, “boyum çok kısa”, “güzel değilim”, “yakışıklı değilim”, “burnum çok büyük”, “keşke saçlarım kıvırcık olsaydı o zaman daha mutlu olurdum”, “kırışıklarım var”, “çirkinim”, “yaşlandığım zaman çekici olmayacağım” “yüzümdeki sivilcelerden nefret ediyorum”, “tenim çok açık/koyu” “çirkin bacaklarım var”, “dişlerim çok çirkin”, “o kız güzel; ben değilim.”

Bedenlerimizle alakalı olarak olumsuz düşüncelere takılıp kaldığımız zaman bu durum kendimize olan inancımızı ve güvenimizi gerçekten de alaşağı edebilir. İnsanın kendisiyle ilgili fikirleri, yine kendisine verdiği değer ve etrafından gördüğü değerler ile doğrudan alakalıdır. Bu önemlidir çünkü insanın kendisiyle ilgili olumlu düşünceleri olması aynı zamanda o kimsenin zihinsel sağlığı, mutluluk, neşe ve başarısını, ilişkilerini ve davranışlarını da doğrudan etkiler.

Fiziksel bedenimizi nasıl görüyoruz? Bedensel imajımızı oluşturan sadece kendimizi çekici hissedip etmememiz değil aynı zamanda başkalarının da bizim görüntümüzden hoşlanıp hoşlanmadığıdır.

Kimileri kendilerini iyi hissedebilmek için görünüşlerini değiştirmek gerektiğini düşünür. Aslında yapılması gereken kendi bedeninize bakışınızı ve kendinize dair düşüncelerinizi değiştirmektir.

Byron Katie’nin Çalışma’sıyla bedenlerimizle ilgili olumsuz düşüncelerimizi ortaya çıkartarak bu düşüncelerimizi sorgulayacağız

Tek bir gerçek var ve bizim o gerçek üzerine yazdığımız hikayeler. Hikayelerimiz bizi mutlu veya mutsuz, başarılı veya başarısız, iyi ya da kötü olarak tanımlarken; gerçek tüm çıplaklığıyla yalınlığı, birliği ve bütünü gösterir.

Hikayelerimizden arındığımızda içinde bulunduğumuz hal, öz halimizdir. Bu halimizle tanışmak ve kucaklaşmak için bizi kendimiz olmaktan uzaklaştıran stresli düşüncelerimizi sorguluyoruz, hem de en şefkatli yoldan. Azarlamadan, suçluluk duymadan, reddetmeden. Kendinizi sevmeyi özlediyseniz veya hatırlamak istiyorsanız, şefkatle kucaklaşmak için bekleniyorsunuz.

Eğitimimiz 6 haftalık online atölye çalışması şeklinde yapılır.

Eğitim kısaca aşağıdaki konuları kapsamaktadır:

  • Mevcut durumumuz bir sorun değildir, çünkü olan neyse odur.
  • Sorun olan şey, duruma dair düşüncelerimize güvenmektir.
  • Sık sık düşündüğümüz şeyin gerçek olduğuna inanırız ve çoğunlukla da yanılırız.
  • Gerçek aşkı hak etmediğimizi veya asla forma giremeyeceğimizi düşünüyor olabiliriz.
  • Bu düşünceleri bize gerçek görünecek kadar çok tekrar ederiz ve bu gibi düşünceler bizi çoğunlukla depresyon ve anksiyeteye götürür.
  • Düşüncelerinizi kabul etmeden önce, onları sorgulamaya davet ediyoruz sizi.
  • Bende bir sorun var.
  • Sorunun sende olduğuna emin misin?
  • Bu hikâye olmadan nasıl yaşardın?
  • Kilo, boy, sağlık, hastalık, yaş, doğurganlık, cinsellik, cinsiyet, fiziksel durum
  • Hikayelerimiz ağırlık yapar
  • Hafiflemek için davetlisiniz
  • Kendimden ve halimden şikâyetim var.

Yargıla, kâğıda yaz, dört soru sor, tersine çevir.

Hikayelerinden özgürleşen bedeninle tanış.